41 il Aile Hekimliği’ne geçiyor!

Türkiye’de 41 ilin Aile Hekimliği’ne geçiş tarihleri açıklandı.
Malatya Sağlık Müdürlüğü tarafından konuyla ilgili olarak yapılan açıklamada, daha önceden kademeli olarak 40 ilde uygulamasına geçilen Aile Hekimliği’ne Malatya’da 12 Temmuz 2010 tarihinde başlanacak.
Aile Hekimliği’ne geçecek iller ve geçiş tarihleri şöyle açıklandı:
Kilis (12 Nisan), Iğdır (12 Nisan), Niğde (10 Mayıs),Kırklareli (14 Haziran), Giresun (14 Haziran), Konya (14 Haziran), Bingöl (5 Temmuz), Yozgat (5 Temmuz), Çanakkale (12 Temmuz), Malatya (12 Temmuz),Ankara (12 Temmuz), Aksaray (12 Temmuz), Tokat (9 Ağustos), Ardahan (9 Ağustos), Batman (9 Ağustos), Tekirdağ (9 Ağustos), Kars (9 Ağustos), Mersin (6 Eylül), Ordu (13 Eylül), Siirt (13 Eylül), Bitlis (13 Eylül), Zonguldak (13 Eylül), Muş(13 Eylül), Hakkari (13 Eylül), Sivas (20 Eylül), Ağrı (11 Ekim), Afyonkarahisar (11 Ekim), Balıkesir (11 Ekim), Van (18 Ekim), İstanbul (30 Ekim), Mardin (15 Kasım),Diyarbakır (15 Kasım), Kocaeli (15 Kasım), Şırnak (6 Aralık), Kahramanmaraş(13 Aralık), Hatay (13 Aralık), Gaziantep (13 Aralık), Şanlıurfa (13 Aralık), Aydın (13 Aralık), Muğla (13 Aralık), Antalya (13 Aralık)

İHA

Bağırsak Düğümlenmesi

Bağırsak düğümlenmesi neden olur?

  • Ameliyat sonrasında gelişen yapışıklıklar
  • Fıtıklar
  • Safra taşları
  • Bağırsağın bükülmesi (torsiyon)
  • Yabancı cisim yutulması
  • İltihabi bağırsak hastalıkları

Belirtileri nelerdir?

  • Karın ağrısı (kramp şeklinde)
  • Bulantı ve kusma
  • Gaz ve dışkı çıkartamama

Bağırsak düğümlenmesi nasıl tedavi edilir?

  • Ameliyat sonrası gelişen yapışıklıklarda ilk olarak burun yolu ile takılan mide hortumu ile mideden mide suyu ve bağırdak içeriği dışarı boşaltılarak, bağırsaktaki ödem yok edilmeye ve geçişin açılmasına uğraşılır.

Yanıt vermeyen olgularda ameliyat gerekir. Açık cerrahi veya laparoskopik yöntemle yapışıklıklar açılır veya dönen bağırsak düzeltilir.

Kaynak : Prof.Dr. Korhan Tavioğlu

Anal Apse

Genel
Apse (iltihapla dolu şişlik) , genellikle anal kanaldaki , ağızları anüs içersine açılan bezlerin ağızlarının tıkanması sonucunda meydana gelir. Oluşan apseler bir müddet sonra kendiliğinden boşalmak amacıyla , son barsak içersindeki bir yere veya anüs çevresindekideri kısmına açılır. Bu şekilde tünel açılmasına “fistül” denir. Anal fistüller hemen daima anal apse sonucunda meydana gelir.
Belirtiler
Anal apse ,anal kanala bitişik şişlik ve önemli ölçüde rahatsızlık meydana getirir.Şiddetli ağrı ve ateş oluşabilir. Anal fistülde anal kanaldan fistülün dış ağzına (genellikle anüs çevresindeki deri bölümüne)drene olan sıvı mevcuttur.Bu nedenle hafif miktarda ,zaman zaman miktarı artan akıntı(pis kokulu sarı-kahverengi renli bir akıntıdır)görülür.
Tedavi
Apsenin tedavisi cerrahi olarak drenajdır.Apse drene olduktan sonra kişilerin %50’sinde birkaç hafta sonra (bazen birkaç ay ya da yıl sonra)fistül oluşacaktır.Fistülün tedavisi cerrahidir.

Ağız Kokusu

Ağız kokusunun nedenleri nelerdir ?
Ağız kuruluğu ( Xerostomia ) : ağızdan nefes alma , kullanılan bazı ilaçlar , tükürük bezindeki bazı problemler sonucunda tükürük bezlerinin yeterli üretim yapmaması
Dişlerin fırçalanmamış olması ( yemek artıkları , koku veren yiyecekler )
Dişlerdeki çürükler
Dişlerdeki iltihaplar
Diş etindeki iltihaplar ve diş taşları
Eskimiş ve deforme olmuş , yeterince temizlenmemiş hareketli ptotezler
Hatalı yapılmış veya deforme olmuş olan kron-köprüler
Sigara , tütün kullanımı
Ağız ve dişlerde bir sorun yoksa diğer nedenler nelerdir ?
Solunum yollarındaki iltihabi rahatsızlıklar ( bademcik , boğaz , sinüs ve akciğer iltihapları )
Sindirim sistemindeki bazı rahatsızlıklar ( gastrit , ülser gibi mide sorunları )
Sistemik hastalıklar ( Diabet ( şeker hastalığı ) , böbrek hastalıkları )
Yapılması gerekenler nelerdir ?
Dişlerin ( her yemekten sonra doğru bir şekilde ve yeterli sürede ) fırçalanması
Diş aralarının ( günde bir kez ) diş ipi veya basınçlı su ile temizlenmesi
Dilin fırçalanması
Ağız ve boğazın anti-mikrobial gargaralar ile temizlenmesi ( floridli gargaralarla değil )
Porselen köprülerin altının ( en az günde bir kez ) arayüz fırçası ile temizlenmesi
Hareketli ( takıp-çıkarılabilen ) protezleri her yemekten sonra fırçayla temizlemek , yatmadan önce suya koymak
6 ayda bir düzenli olarak diş hekimine kontrole gitmek
Ağız ve dişlerdeki tüm sorunların giderilmesi
Sigara kullanmamak

Prostat büyümesi ve tedavisi

Dengeli Beslenme (sağlıklı beslenme) Planı

Dengeli Bir Beslenme (sağlıklı beslenme) Planı Hazırlamak

Dengeli beslenme planı, size neyi hangi saatte yemeniz gerektiğini söyleyen kesin bir plan değildir. Bu plan, sizin kan şekerinizi kontrol etmenize ve uygun kiloya ulaşıp onu korumanıza yardımcı olan, geniş fakat iyi organize edilmiş bir stratejidir.

İyi bir beslenme planı, aynı zamanda sizin üç temel besin kaynağı (protein, yağ, karbonhidrat), vitaminler ve mineraller arasında sağlıklı bir denge kurmanızı sağlar.

Dengeli Beslenmede Besin Piramidini Kullanın

Besin piramidi, sağlıklı ve dengeli beslenmeniz için size yardımcı olan bir rehberdir. Beslenirken sağlıklı seçimler yapabilmeniz için size yardımcı olur. Beslenme piramidinin altı bölümünün her biri, günlük besin ihtiyacınızın bir bölümünü gösterir.

Her besin çeşidinden de almak önemlidir. Alacağınız besinlerin büyük bölümünü alttaki geniş bölümünden daha küçük bölümünü de üstteki küçük bölümden seçmeye çalışmalısınız.

Dengeli Beslenme için Diyetisyeninizden Tavsiye Alın

Doktorunuz veya diyetisyeniniz, sevdiğiniz yemekleri kullanarak dengeli bir beslenme planı hazırlamanızda yardımcı olabilir. Bu beslenme planı sizin hayat tarzınıza göre oluşturulacaktır. Diyetisyeniniz, gıda ürünlerinin etiketlerinde yazan bilgileri anlamanıza yardımcı olabilir. Bu etiketleri okumayı alışkanlık haline getirmeniz faydalı olacaktır. Diyetisyeniniz, sağlıklı yemek tarifleri ve besin planlamanızda kullanabileceğiniz diğer materyalleri bulmanıza yardımcı olabilir.

Alışveriş Yapmak ve Yiyeceklerin Etiketlerinin Okunması

Alışveriş yaparken yiyeceklerin içeriklerinin yazılı olduğu etiketleri okuyun. Etiketleri okumak sağlıklı yiyecekleri seçmekte size yardımcı olacaktır.

Dengeli Beslenme için Yağlı Besinleri Azaltın

Yağ alımını azaltmak, diyabetli olsun ya da olmasın sağlıklı beslenebilmek isteyen herkes için son derece önemlidir. Yağlardan alınan kalorinin, günlük kalori ihtiyacının %30�unu geçmemesi gerekmektedir. Yiyeceklerin etiketlerinde, ürünün ne kadar yağ içerdiği veya toplam kalorinin ne kadarının yağlardan sağlandığı bilgileri bulunmaktadır. Yemeklerinizi planlarken kullanabilmeniz için, etiketlerdeki bilgileri doğru anladığınızdan emin olun.  Unutmayın ki, bir gram yağ, aynı miktarda karbonhidrat ya da proteinin iki katından biraz fazla kalori içermektedir.

Dengeli Beslenmede Et, Balık ve Peynir

Et, balık ve peynir alırken yağ miktarlarını kontrol edin. Yağ oranı düşük ürünleri tercih edin. Ürün %10�dan daha fazla yağ içermemelidir.Eğer daha yağlı bir ürün seçtiyseniz, küçük porsiyonlar yemelisiniz.

Dengeli Beslenmede Ekmek ve Tahıllar

Ekmek ve tahıl ürünlerinin lif ve şeker miktarlarını kontrol edin. Lif oranı yüksek, şeker oranı düşük ürünleri tercih edin. Yüksek lifli ekmekler, 100 gr�da 6 gr�dan fazla lif içermektedir.

Liflerin suda çözünen ve çözünmeyen iki çeşidi vardır. Suda çözünen lifler, karbonhidratların emilimini ve kana geçişini geciktirir. Böylece yemekten sonra kan şekerinin artışı gecikir. Çavdar ve yulaftan yapılan ekmekler, suda çözünen lifler açısından zengindir. Suda çözünmeyen lifler ise kabızlığı önlemek açısından size yardımcı olabilir. Beyaz ekmek ve mısır gevreği, suda çözünmeyen lifler açısından zengindir.

Dengeli Beslenmede Tereyağı, Margarin ve Sıvı Yağlar

Bu ürünleri kullanacaksanız içerdikleri yağın kalitesini göz önüne almalısınız. Bitkisel yağları kullanmak, doymamış yağ oranının yüksekliği açısından daha sağlıklıdır.  Zeytinyağı ve ayçiçek yağı, yemek pişirmede ya da salatalarınız için idealdir. Tereyağı kullanmak isterseniz ekmeğinize çok az sürerek kullanın.

Dengeli Beslenme ve Süt Ürünleri

Süt ürünlerinin, yağ ve şeker oranlarını kontrol edin. Krema ve diğer çok yağlı süt ürünlerini kullanmaktan kaçının.

Pek çok yoğurtlu ürün yüksek miktarda şeker katkısı içermektedir. Eğer yoğurdunuzu tatlı yemek istiyorsanız, doğal yoğurdun içine favori meyvenizi taze veya konserve olarak ekleyin. Eğer konserve kullanırsanız, şeker katkısı içermeyen çeşitlerini tercih edin.

Dengeli Beslenme Piramidi, Besin Dengesi

DENGELİ BESLENME KURALLARI

Yiyeceklerinizi haftalık olarak planlayın. Böylece alışveriş yaparken, abur cubur satın almaktan kurtulabilirsiniz. Asla süpermarkete aç gitmeyin. Eğer insanlar tok karnına alışverişe giderlerse, besin değeri daha yüksek yiyecekler alıyorlar. Abur cuburdan da uzak duruyorlar.

Hayatınızda akılcı bir beslenme rejimi her zaman olmalı. Kilo vermeyi ertelemeyin. Eğer hızla kilo veremediyseniz, hayal kırıklığına uğramayın. Keza çok çabuk kilo kaybederseniz, yeme alışkanlıklarınızı değiştirmeniz imkansız. Herhangi bir tatlıyı yemeden veya bisküvi paketini açmadan önce kendinize sorun, “Ben gerçekten aç mıyım” eğer cevabınız olumluysa, on dakika bekleyin ve bu soruyu tekrar sorun.

Daha hareketli olabilmek için hayatınızda, beslenme rejiminizde değişiklik yapmaktan kaçınmayın.

Bir günlük tutun. Hem ne yediğinizi, hem de ruh halinizi kaydedin. Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder. Daima geriye dönüp kendinizi kontrol edin..

Geçmişi değiştiremeyebiliriz ama gelecek için şansımızı deneyebiliriz.

Hiçbir zaman neden kilo vermek istediğinizi unutmayın. Sıkıldığınızda veya diyet yapmaktan yorulduğunuzda eski fotoğraflarınıza göz atın. Ve her verdiğiniz kiloda kendinizi nasıl hissettiğinizi hatırlayın. Değişimin zamanla ve sabırla olacağını hep aklınızın bir köşesinde bulundurun.

Yeryüzündeki hiçbir yiyecek, sizin kendinizi zayıf hissetmenizden daha lezzetli olamaz.

Eğer istemediğiniz halde yemek yiyorsanız, bir dakika sonra kendinizi kontrol altına alabilirsiniz. İradeyi kullanmak, dakikalarla başlar, saatlik, günlük, haftalık, aylık… sürelerle devam eder.

Artık biliyorum ki, doğru seçimler yaparsam, zayıflayabilirim. Her an şu soruyu soruyorum: “Buna ihtiyacım var mı, gerçekten onu yemeyi istiyor muyum?

Sosyal zorunluluk olarak, bir partiye gidiyorsunuz, ne yiyeceğinizi de planlayın

Eğer yemek yemek istemiyorsanız, yemek yiyebileceğiniz bir yere gitmeyin.

Her zaman ölçülü olun. Porsiyonlarınız küçük olsun.

Eğer bir açık büfe ile yüz yüze iseniz, hemen salata bölümüne gidin ve tabağınızı salatayla doldurun. İkinci kez gittiğinizde kendinizi tok hissedeceksiniz ve daha fazla kontrol edebileceksiniz.

Yemeğe başlamadan önce bir bardak su için ve bu sırada düşünün, “Şu anda yemek yiyorum ama hedeflediğim kilodan uzaklaşıyorum.” Kendi kendinizle yapacağınız tartışmalar işe yarayacak.

Bol sebze, Az yağ, Bardak bardak su… .

Her yemekten sonra dişleriniz fırçalayın. Ağzınızdaki temizlik duygusu sizin bir kaç saat acıkmanızı engelliyor.

Bilinçli bir şekilde yemek yiyin. Yavaş olun. Ağzınıza götürdüğünüz her lokmaya dikkat edin.

Dişlerinizi ihmal etmeyin

Mersin Sağlık Müdürlüğü tarafından ilkokul birinci sınıflara yönelik yapılan çalışmada öğrencilerin yüzde 20’sinin kalıcı dişlerinin çürük olduğu ortaya çıktı.
Mersin Sağlık Müdürlüğü öncülüğünde yürütülen ‘Güçlü Dişler Projesi’ kapsamında Toroslar ilçesinde bulunan 41 okulda 4 bin 82 öğrencinin diş muayenesi gerçekleştirildi. Yapılan değerlendirmelerde 795 birinci sınıf öğrencisinden 795′inin ilk çıkan birinci azı dişlerinde çürük tespit edildi. Sağlık Müdür Yardımcısı Diş Hekimi Fatih Çomu, 7 yaşındaki birinci sınıf öğrencilerinin birçoğunda birinci azı dişinin çıkmadığını, bu nedenle çürük tespit edilen çocuk sayısının yüzde 20′leri bulmasının yüksek bir rakam olduğunu söyledi.

Türkiye’de ana dişleri çıkan çocukların yüzde 95′inin diş fırçalamadığı için en önemli dişlerden olan birinci azı dişini kaybettiğine dikkat çeken Çomu, bunun önüne geçmek için çocuklara mutlaka diş fırçalama alışkanlığının kazandırılması gerektiğini vurguladı. Dişi çürük olan öğrencilerin diş dolgularının ise ağız diş sağlığı merkezlerince yapılacağını ifade eden Çomu, her hafta 48 öğrencinin tedavilerinin yapıldığını söyledi. Öğrencilere 4 yıl süre ile senede 4 defa olmak üzere 16 defa florlama yapılacağını belirten Çomu, “Projenin hedef kitlesi yaş itibarı ile kalıcı dişlenme dönemindedir. Bu proje ile çocukların ağız-diş izlemleri yapılarak koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin etkin biçimde verilmesi sağlanacaktır.” dedi.

Akciğer kanseri vakaları artıyor Tedavi yöntemleri nelerdir?

Karadeniz Bölgesi’nde son yıllarda akciğer kanserine yakalananların sayısında ciddi bir artış olduğu ancak teşhis, tetkik ve tedavi imkanları bakımından da önemli yol alındığı belirtildi. Trabzon Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Cerrahisi Uzmanı Opr. Dr. Yıldıray Bekar, kendilerine müracaat eden hastalarda zaman zaman Akciğer tümörü tanısı ile karşılaştıklarını belirterek bu tür vakalara başarı ile müdahale ettiklerini söyledi. Karadeniz Bölgesi’nde 4 yıl önce ilki yapılan ameliyat yöntemi ile 20 hastaya ulaştıklarını belirten Dr. Bekar, “Uygulanan Akciğer Koruyucu Cerrahi ile hastanın, hiç ameliyat olmamış gibi, fizik kondisyonu ve efor kapasitesi düşmeksizin, nefes kapasitesi gerektiren işleri ameliyat öncesi yaptığı gibi ve hatta daha iyi yapabilmesi sağlandı. Genelde uygulanan tüm akciğerin çıkarıldığı tedavi yöntemi kullanılmak zorunda kalınsaydı, hastanın kapasitesi yarı yarıya kaybolacaktı. Hasta ameliyat sonrası taburcu edilerek günlük yaşantısına döndürüldü” dedi. Bekar, son yıllarda bölgede Akciğer Kanseri sayısında artış yaşandığını ancak tedavi imkanlarının hızlı bir şekilde geliştiğini kaydederek, “Akciğer kanserlerinde sayı her geçen gün artıyor ancak teşhis, tetkik ve tedavi imkanları eskiye göre daha hızlı, daha etkin şekilde uygulanmaya başladı” diye konuştu. Dr. Bekar, bu tür vakalarda Trabzon şehrinin bölgenin dünya standardında donanımlı kurumlara sahip şehirler içinde yer aldığını belirterek, yeterli bilimsel bilgi birikimine sahip, deneyimli ve yetenekli hekimlerinin bulunduğunu bu yönüyle de hastaların hizmete çok kısa zamanda ve hızlı ulaşabildiklerini sözlerine ekledi. Öte yandan yaklaşık 30 yıldır sigara içen ve 8 yıldır sigaradan uzak duran 63 yaşındaki Yaşar Kopuz, 1 yıldır nefes darlığı ve kanlı balgam çıkarma şikayeti ile doktora başvurduğunu belirterek yapılan ameliyatla artık rahatladığını söyledi. İHA

Bu ilaç öldürüyor!

ABD Senatosunun hazırladığı bir raporda, İngiliz GlaxoSmithKline şirketi tarafından üretilen ve Türkiye’de de satılan şeker hastalığı ilacı Avandia’nın on binlerce kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu öne sürüldü.

Senato Finans Komitesi tarafından hazırlanan 334 sayfalık raporda, GlaxoSmithKline şirketinin ilacın risklerini yıllardır bilmesine rağmen bunları halktan gizlemeye çalıştığı iddia edildi.

Raporda, ABD Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) de ilaç konusunda kendi personeli tarafından tespit edilen endişeleri görmezden gelmekle eleştirildi.

Senato Finans Komitesi Başkanı Demokrat Max Baucus, “Amerikalıların, Avandia ile bağlantılı ciddi sağlık riskleri olduğunu bilmeye hakkı var ve GlaxoSmithKline’ın da bunu onlara söyleme sorumluluğu bulunuyordu. Hastalar sağlıkları ve yaşamları konusunda ilaç şirketlerine güveniyor ve GlaxoSmithKline bu güveni istismar etti” dedi.

Komitenin kıdemli üyesi Cumhuriyetçi Senatör Chuck Grassley tarafından da imzalanan raporda, “Araştırmanın, FDA’nın ilaç şirketleriyle ‘çok samimi’ olduğu ve mali çıkarları gereği güvenlik risklerini önemsiz gibi gösteren ya da yeterli araştırma yapmayan şirketler tarafından ‘mat edildiği’, bu nedenle de Avandia ve diğer tanınmış ilaçların kamu güvenliğini riske attığı” yönündeki endişelerden kaynaklandığına değinildi.

GlaxoSmithKline, FDA ve diğer bazı araştırma şirketlerinden edinilen 250 binin üzerinde sayfadan oluşan belgelerin incelendiği ve çok sayıda görüşmenin yapıldığı 2 yılı aşkın bir çalışmanın ürünü olan raporda, FDA bilim adamlarının Temmuz 2007′de, Avandia’nın, pazara sürülmesinden bu yana yaklaşık 83 bin kalp krizi vakasıyla ilintili olduğu tahmininde bulunduğuna dikkati çekildi.

Raporda, “Eğer GlaxoSmithKline, Avandia’nın potansiyel artış gösteren kardiyovasküler riskini, konu 1999′da ilk gündeme getirildiğinde daha çok ciddiye alsaydı bu kalp krizi vakalarının bir kısmının önüne geçilebilirdi” denildi.

GlaxoSmithKline’nın Avandia ile ilgili kritik bilgileri baltalamak için girişimlerde bulunduğu iddiasına yer verilen raporda, “GlaxoSmithKline yöneticilerinin, bağımsız doktorları korkutmaya çalıştığı, Avandia’nın kardiyovasküler riski artırabileceğine dair tespitleri önemsiz gösteren ya da saptıran stratejiler üzerine odaklandığı” ifade edildi.

Raporda, Avandia’nın pazardan kaldırılması gerekip gerekmediği konusuna ise değinilmedi.

-GLAXOSMITNKLINE’IN AÇIKLAMASI-

GlaxoSmithKline şirketiyse ilacın güvenli olmadığı yönündeki iddiaları reddetti.

Şirket sözcüsü Nancy Pekarek, CNN’e yaptığı açıklamada, raporda yer alan değerlendirmelere katılmadıklarını ifade ederek, “FDA verileri gözden geçirmiş ve ilacın pazarda yer alması gerektiği sonucuna varmıştı” dedi.

Söz konusu ilaçla ilgili olarak 7 klinik deneyinin, ilacın kalp krizleriyle ilintili olmadığını kanıtladığını söyleyen Pekarek, “Verilerin hiçbiri, Avandia ile iskemi (belli bir bölgede kan akımının kesilmesi nedeniyle oluşan geçici kansızlık) veya kalp krizi arasında istatistiki olarak önemli çapta bir ilişki olduğunu göstermiyor” ifadesini kullandı.

Pekarek, Senato raporunun, tarihi geçmiş, yıllar öncesinden kalan bilgilere yer verdiğini ve yeni bir veri içermediğini savundu.

Avandia yıllardır üzerinde incelemeler yapılan bir ilaç. The New England Journal of Medicine ve The Journal of the American Medical Association, 2007 yılında ilacın güvenilirliğini sorgulayan araştırmalar yayımlamıştı.

Bunları tüketin et yemiş gibi olursunuz!

Uzmanlar protein açısından en zengin besinlerin başında gelen et için, “Özellikle çocuklar, ergenler ve gebeler az da olsamutlaka tüketmeli” diyor. Et, bebek ve çocuklarda büyüme ve gelişme, erişkinlerde ise onarımve tamir
mekanizmalarında yaşamsal değere işaret ediyor. Uzman Dr. Elif Güveloğlu, et fiyatlarının çok yüksek olduğu günümüzde etin yerini tutabilecek ekonomik besin önerilerinde bulunarak; protein değeri yüksek tarifler verdi.

PROTEİN İHTİYACI YAŞA GÖRE DEĞİŞİR
Günlük protein gereksinimi, kişinin yaşına, içinde bulunduğu döneme göre değişiyor. 1-3 yaş arasında günlük protein ihtiyacı yaklaşık 15 – 18 gram iken, 10 yaşında bumiktar günlük 35 – 40 grama kadar çıkıyor. Erişkinlerde ise metabolik ihtiyaçlara göre değişmekle birlikte, günlük protein oranı 40 – 75 gramolarak öneriliyor.

GÜNLÜK KALORİNİN YÜZDE 15’ İ PROTEİN
“İdeal bir beslenme düzeninde günlük alınan toplamkalorinin en az yüzde 15’ini proteinler oluşturmalıdır” diyen Dr. Elif Güveloğlu, sporcularda, gebelerde, bebeklerde ve ergenlik çağında bu oranın yüzde 30 – 40’lara kadar
çıkabildiğini söylüyor. Dr. Güveloğlu, büyüme ve gelişme geriliği olan çocukların protein ihtiyacının ise biraz daha fazla olduğunu belirtiyor.

HER GÜN 1-2 ADET YUMURTA TÜKETİN
Dr. Elif Güveloğlu, “Et tüketilemediğinde, etin yerine geçebilecek protein kaynaklarının da yine onun gibi hayvansal olması gerekir, bitkisel proteinler etin yerini tutamazlar” diyor ve en ucuz ‘kaliteli protein’ kaynağının yumurta olduğunu söylüyor. “Yumurta tüketmenin kolesterolü yükselttiği inanışı
doğru değildir, tamtersine yumurtada vücudumuz için gerekli yağlar ve yararlı
kolesterol vardır” diyen Dr. Güveloğlu, her gün 1-2 adet yumurta öneriyor.

KARNABAHARIN DEĞERİNİ BİLİN
Sebzelerden mantar, karnabahar ve ıspanak protein yapıtaşları içeriyor. Bu sebzelerin toplam protein değeri çok fazla olmamakla birlikte içerdikleri amino asitler vücutta diğer amino asitlerle birleştirilerek eksik olan proteinlerin
oluşturulmasına yardımcı oluyor. Dr. Elif Güveloğlu, fazla et tüketemeyen
kişilere ülkemizde bol ve ucuz bulunan bir sebze olan karnabahara yönelmelerini öneriyor.

HAMSİ, KALİTELİ PROTEİN İHTİYACINI KARŞILAR
Dr. Elif Güveloğlu, “Balığın fiyat ve lezzetinin protein içeriğiyle hiçbir ilgisi yoktur, lezzetli bulunan pahalı balıkların çoğu protein değil yağ oranı açısından zengindir” diyor ve başta hamsi olmak üzere, birçok ucuz balığın etin yerine geçip vücudun “kaliteli protein” ihtiyacını karşıladığını söylüyor.

ET YERİNE BAKLİYAT
Bakliyatlar, etin az tüketildiği dönemlerde ağırlık verilmesi gereken protein kaynakları olarak biliniyor. Proteinden zengin olanlar sıralamasında özellikle yeşil mercimek, nohut ve kuru fasulye yer alıyor. Soya fasulyesi de zengin bir protein kaynağı olarak görülüyor.

ARI POLENİNDEN VAZGEÇMEYİN
Dr. Elif Güveloğlu, besin takviyeleri arasında önemli yeri olan arı poleninin az miktarda tüketilmesinin bile son derece yararlı olduğunu belirterek, “1-3 yaş arası günde yarım çay kaşığı, 3-10 yaş arası 1 çay kaşığı, 10 yaşından sonra ise 1 tatlı kaşığı arı poleninin sabah aç karna alınması gerekli besin takviyesi
yapmaya yeter” diyor.
ET YEMİŞ KADAR OLURSUNUZ

KAHVALTI
Yumurtalı, lorlu ekmek (3 kişilik)
Malzemeler:
250 gram lor peyniri, 5 yumurta, ince kıyılmış dereotu ve maydanoz, kırmızı pul biber, istenirse bir miktar tereyağı veya zeytinyağı
Hazırlanışı: Malzemeleri harmanlayıp, ince dilimlenmiş tam buğday unundan yapılmış ekmeklerin üzerine sürün. Sonra fırında üzeri kızarıncaya kadar pişirin. Dereotundaki kalsiyum ve maydanozdaki C vitamini protein emilimini ve bio-yararlanımı artırır. Kırmızı pul biber protein sindirimine yardımcı olur.
Tam buğday unundaki buğday kabuğu ise proteinin zararlı yan ürünlerine karşı vücudu korur.

ÖĞLE VEYA AKŞAM YEMEĞİ
Yoğurtlu nohut salatası
Malzemeler:
250 gram nohut, 250 gram süzme yoğurt, 1 demet maydanoz, 1 demet taze nane, 1 demet taze soğan, 2 adet mevsiminde taze veya
kurutulmuş domates, 1 yemek kaşığı üzüm, 1 yemek kaşığı elma sirkesi, 4 yemek kaşığı zeytinyağı, karabiber, tuz.
Hazırlanışı: Nohutları birkaç saat ıslatıp, suyunu döküp yeniden su ekleyip pişirin ve soğutun. Sebzeleri çiğ olarak ve ince şekilde doğrayın. Doğradıklarınızı sirke, baharat, tuz ve zeytinyağı ile birlikte nohutlara ekleyin.
Son olarak süzme yoğurdu bir miktar su ile çırpıp, üzerine koyun

Lor peynirli mantarlı omlet
Malzemeler:
2 adet yumurta, 200 gr lor peyniri, 200 gram mantar, 2 tatlı kaşığı
zeytinyağı, tuz
Hazırlanışı: Mantarları dilimleyin, lor peyniri ve yumurtayla tuzu da ekleyip
karıştırın. Zeytinyağını teflon tavada kızdırdıktan sonra tavaya kattığınız karışımı krep çevirir gibi döndürerek her iki yüzünü de pişirin.

hudisa resimleri